Zengin denizciler, yoksul çobanları sevindiren yağmura
küfrederler.
(Edmund Waller)
HAFTANIN FOTOĞRAFI
HAVA DURUMU
SİZDEN ŞİİR
Evet Sevgili Dostlar Bu bölümü de sizden gelen
şiirlere ayırdık.Yazdığınız Şiirleri, duygularınızı
bizimle paylaşmak istiyorsanız
edit@ceylanpinari.com adresine göndermeniz
yeterli olacaktır...( Sadece size ait şiirler
göndermeniz özellikle rica olunur )
Ayrılık
Panoraması
sezgisel istismarlarından bıkmış
bir yürek bendeki
göz göre göre söylenen yalanlardan yosun tutmuş
ele gelmez özlemlerin duraksamaz
yolu olmuş,
bir han bu, içimdeki…
gece yarılarına kadar sevgi yüklü
kürekler sallardım
laf kalabalıklarına karışıp, hep,
saflık
tozu yutardım
ayrılığına bin defa desem azzz
her gün her gün, içimdeki bu
acıya, bi kat daha acı katardım
pişman olacağını bile bile ayrılır
mı insan
Allah’ım yardım et,
bu ayrılığı itiraf etmeye yetmiyor
bendeki lisan
gözlerim kan çanağı,
yüreğim kor yuvası
bitsin artık, yaşadığım bu
ayrılık panoraması
başkalaşımlar istiyorum
kalbimde
başkaldırışlar ve yalan dokunuşlar
değil
ey aşk, kalbimden
sürgün edeceğim seni
beni eğdiğin gibi, şimdi de sen
benim önümde eğil
başkalarını ibret alarak, doğruluk yolunda büyüttüğüm bu aşkı
şimdi
başkalarına ibret olarak yalanlarının yolunda heba ediyorum
hakkım her
daim helal sana ama
senin
yüzünden yaşadığım bu ayrılığı
sana,
haram ediyorum...
belki zor
olacak,
ama emin
ol, bu sefer son,
ter temiz
aşkımı da alıp,
kalbindeki
yalan dünyasına veda ediyorum....
UĞUR
YİĞİT
ÇELİŞKİLİYİM
Muhasebemdeki tek çıkarımsın
Fırtınaya tabi tutulmuş bir ömürden geliyorum
Dağın karın güneşin irtibatı gibi çelişkiliyim
Yorgun bir firardan kaçıştır kaçışım
Bir gidiştir bir varıştır bir yarıştır benimkisi
Kayıbın içinde kayıbım
Dipsiz kuyulara benzer varoluşum
İhtimale ihtimalsiz gidilmez bilirsin
İhtimalde ihtimalsiz kalmışım
Farklı bir dünya,farklı bakışlar
Kimi yol olur kimi yolcudur
Bu durumdan durum çıkarmaya çalışma
Yaraya merhem sürmeye benzemez
Maskesi çoktur bu hayatın bizlere takar
Herkesi mutlaka bir yerde yakar
KÜÇÜKYILDIRIM
KIŞ VE SEN
Mevsimin bitmek bilmediği bir kış ayının sağır ve dilsiz gecesinde hatıra düştün
sen
sevgili
Ve ben seni unutmak adına baharlarda avutabilsem de kendimi
Ona buna şuna her şeye inad avutmaya da inad düşledim seni
Belki canlanır diye hayalimde sevgilinin o eşsiz bedeni
İçlendim senden cereyan eden üryani bir bakış bedeli
Ağlasam da beyhude dönermiydi ki eskilerde olduğu gibi sevgilinin o manidar
gözleri
Kışın soğuğu çökmüştü artık üzerime ve soğuk yakıyordu bedenimi
Ellerim buz kesmiş hareketsiz bir vücut tıpkı bir ceset gibi
Donmaya,ölmeden ölmeye ya da ruhu çekilmiş bir leş gibi yaşamaya direnip
alsamıydım
seni bir kez daha anlatabilmek için kağıt kalemi
Yazsamıydım seni, güzelliğini ,kavramların dize gelip secde ettiği nadideliğini
Ve ben sensiz olsamda adadım sana kavuşmak için ölmeyi bir vuslat sayan yürekle
bu
bedeni
Acizliğin aciz kaldığı bir anda çürümeye yüz tutmuş bir bedenin son haykırışıdır
bu
SEVİYORUM SENİ SEVGİLİ
by YOLLLCUUUU Kocaeliden Saygılarımla
YAĞMUR VE SEN
yağmur yağdi hafiften, usul usul
kendinden aciz kaldırımların yalnuzlığına
ve benim böylesine mahzun kalmışlığıma
yalnızlığımdı rengi ve kokusu gecenin
gecenin firariliğiydi hüznüm
telaşımdı ayazlığı yüzümün
kaldım yarım sendeledi varlığım
soldum kendimce şuan bir tomar harım
henüz bitmedim henüz sensizim
yağdı yağmur sessizliğine gözlerimin
alamadı beni bir türlü
alamadı yeryüzü yalnızlığımı
henüz gökkubbeye hasretim
ve sana...
ne vakit yağmur yağsa istanbul'a
ben kendimden ıslağım
ne yalnızlıklar giydi de üstüne yelsizliğim
uslanmadı yüreğim uslanmadı bedenim
utanmadı beklerken seni kimsesizliğim
ne vakit demlense şairliğim
gözlerinin cennetinden
yahut hercailiğinden ellerinin
bir ceylan gibi ürkek dizelerim
bir kuş tüyü kadar hafif nihayetim
apansızdı bırakmam kendimi zerafetine
apansızdı yağmurda aşina olmam güzelliğine
henüz yağmura hasretim
ve sana...
sen baharsın, nisanı okşar aşıkları baharın
ay, aydınlıksın; sen maviliğinde dünyamın
hilalsın
gelgelelim, dört mevsim yedi kıtada yeganesin
en dost rüzgarlarda yüreğimin yüşilliğinde
sanısın
üstelik denizde dalgam suda damlamsın
en güzel yağmurlarda henüz vuslatımsın
gitgide birikiyor içimde yeis ve yoksun
her gece pencere ardında yağmuru bekliyorum,
olsun
olur da şaşırır, uğrar diye bana bakışların
yahut sözsüzlüğüme bir kelam düşer diye
dudaklarından
ben henüz yağmurda seni bekliyorum
ve biliyorum olacaksın bir gün kabristanımda
bir karanfil
ne fukarayım henüz ne de yurtsuz bir sefil
ve her yağmurda hasretim sana, gelgelelim
_rasyonalist_
YABANCISI DEĞİLİZ
Haddi yok hesap vermelerin
Çelişkileri ayıklıyorum ,hep bir açık var
Bir saklambaç oyunu ki
Bulan yok ama hep bir kayıp var
Hep bir teorem
Teoremin doğrulanabilirliliği
Çürütülen tezler olsa da
Soruyu gerektiren cevap
Cevabın doğru soruyu beklediği
Bir bulmaca ki kurmaca
Neyi kurarsan kur artı bir hikaye bir serüven
Bir oyun ki herkes oyuncu
Getirisi çoktur bu hayatın yoktur götüren
İCLAL KÜÇÜKYILDIRIM
GİTMEK
Körü körüne gitmenin ne olduğunu bilirim
İtaatsız uçuşlar
Irmağın yatağını değiştirmesi kadar zordur
Geç kalmış umutlar
Sen ne kadar dar açıdan bakarsan bak dünya geniş
Denge olursun büyütürsün kendi çapında
Önüne oyunlar çıkar
Unutma her oyunda vardır oyun bozanlar
Dünyanın dönen çarkını kimse tutmadı
Çelişkide mayalanan gerçekler
Her tanım her kavramı karşılamaz meselesi
X,Y sonucudur dünyanın tanımı
Hangi rakamı sıfıra bölersen sonsuz çıkar
Küçükyıldırım
GİTMEK ZORUNDA DEĞİLSİN
ne bileyim belki sende düşünüyorsun,
mutlu olmayı,
inan anlıyorum duygularını.
ama gitmek zorunda değilsin.
bırakmak istesemde ellerini,
inana söz dinletemiyorum kalbime
gitme...
...
...
gözlerimden bir kaç damla yaş,
süzülüyordu hasretle,
ağladığımı gizliyorum kendimden bile
lakin biri görüyor gözyaşlarımı.
ne kadar saklamaya çalışsamda,
gitme...
Osman ÇELİK
YETMEDİ
Bir kuş gibi kronikleşti bakışlarım
Oysa ben aştımsada aşışlarımdaydı kayıplarım
İki ucunu düğümleyemediğim bir ip gibiydi bende
fikirlerim
Çıkmazına düştüm tüm labirentlerin
Fayda etmedi bana zikirlerim
Tufanına tufan oldum yetmedi
Ne senaryosu oldun nede figüranı oyunların
Ağlama duvarına benzer tüm umutlarım
Gel gör ki nasibimde bile olmadı payım
Kendimden kaçan bir firardayım
Süreyya k.yıldırım
SÖZÜMÜZ ANLAYANA
SEVİNÇLERİMİZE ,
KİMSE KENDİMİZ KADAR,
KATKI YAPAMAZ AMA ,
ACILARIMIZI VE ÜZÜNTÜLERİMİZİ,
ARTIRABİLMEK ADINA ,
DOST , DÜŞMAN DEMEDEN ,
HERKES KUYRUĞA GİRER...
KAYAOĞLU AZİZ
ACI
Yüreğimde bir acı var
Çok derinden sızlar
Evvelkiler gibi değil
Bu başka yakıyor
Başka sızlıyor yüregim
Hani bir uçurumun
Kenarında dala tutunursunda
Ne dalı bıraka bilirisin
Nede kendini uçuruma ata bilirsin
Bu acıda öyle bir acı
Ne anlata bilirsin yaşadıklarını
Nede kurtula bilirsin sancılarından
GÜLÜM
STAR NET M,,,İ…
İKİLEM İÇİNDE İKİLEM
BİR ÇAĞLAYAN VAR BENLE ARAMDA
SEYRETSEM BİR DERT KAPILSAM BİR DERT
NE EVETİNDEYİM NE HAYIRINDAYIM HAYATIN
KİM ANLAR İÇİMDEKİ TUFANI
KİMİN GÜCÜ YETER
ANLAMI ZOR BİR ÇELİŞKİ İÇİNDEYİM
KİM BUNU ÇÖZER
DÜNYAYA GELDİĞİMİZ GÜN BİR İKİLEM
DOĞUP ÖLMEK GİBİ
BİR İKİLEM VAR İÇİMDE BİR İKİLEM
BU İKİLEM İÇİNDE KENDİMİ BİLMEM
İCLAL KÜÇÜKYILDIRIM
SENİN OLSUN
ÖLÜMÜM
Gidiyorum gönlümün yalnızlık kokan pırıltılarına
İçimdeki pınarlara çoktan yelkenler açıldı bile
Coşkun
denizlerdeyim belki
Şirin
rüyalara çevirdim gemilerimi
Ve sana
kalsın yalanı dünyanın.
Senin olsun
şu gaddar, katil sokakların buseleri
Şu taştan
mahpushane asırlık duvarlar
Şu simsiyah
kaldırımlar efkarın olsun
Sanma şenim
sanma bahtiyarım
İhtiyarladım, hüzün var her titreyişimde
Her emin
adımımda
Her yaşadığım
dokunduğum tuhaf baharda acı…
Sanma hala
deli dolu bir çocuğum
Sadece
çocukluğuma gözlerimi borçluyum
Ne bir oyunum
var zulamda
Ne de sana
benzetebileceğim bir oyuncağım, gidiyorum
Tılsımını kaybetti sana aşina geceler
Seni çağıran
dost yağmurlar
Seni
sayıklayan güleç fesleğenler soldu
Bir şarkı
tutturdum buselikten
Ve yoksun
hiçbir şiirimde
Seni seyre
dalan dudaklarda kayıpsın
Yoksun
apansız gidiş kokan gitmelerimde
Ve gittiğim
yerde olmasın hayalin
Bir daha
kimseyi sevemez gamlı yüreğim
Ürker de yaşlara bulanır gözlerim
Gittiğim yerde olmasın gelişin
Sen istersen
yaşa her acılanmamda
Bayramın olsun hüznüm, kederim, matemim
Bitmesin o gün malum çiğlıkların
Sen istersen
ölümle tanış
Senin olsun
ölümüm, gidiyorum
08,07,2006
_rasyonalist_
SEN YÜREĞİN VE SESİNE DAİR
(Derya’ ya)
Sızladı fitili sol
yanının
Kalbinin
Nafiledir ama...
Kaçıncı sızlayış bu,
Kaçıncı yangın?
Hangi örste
dövdürsen
KENDİNİ
Hangi denizde
soğutsan?
Susmasan
diyorum konuşsan:
Hayat
belki bir bahar
Gelip
avuç içinden kayar
Yüz
hatların gevşer
Bir yara
daha başlar
Kanar ha
canım kanar…
Sen
Ağaçta saplı çiy
damlası
Doğan güneşte
eriyecek gibi
Her güne
yaralı başlamaya mecbur…
Savaşta yenik
komutanlar gibi
Her aşk
da yenilmeye mahkûm…
Sen
Fırtınada savrulmaya hazır
Hayatın
kara bir sayfasında
Eski bir
çerçevede siyah beyaz
Bir
fotoğrafı oynamaktasın
Sen
Kocaman
bir hayatın
En
devrik cümlesinin
Değişmeyen küsmüş öznesisin
Sen
Kocaman
kalabalıkların
En
yalnız kümesisin
Sen
Titrek
ellerin
Gülmeye
aç gözlerin
Patlamaya hazır hislerin…
Sen
Kıpırtılı masum yüreğin…
Sen
İmzası
olmuşsun
Yarım
kalan tüm filmlerin…
Sen
Sendeki
tüm “sen” lerin
Seslerin
-şimdi-
korkak
Sessiz
Yabancı
İçine
kapanık
Dengbeji
olmuşsun…
Sen nerdesin
Sesin nerde
Yüreğin nerde?
Hangi volkanın
lavında
Hangi aşiyandasın?
Serhat AYANO
11.10.07-İzmit
BİLİYORUM
Sensizliği kanıtladılar bu gün bana
Yine gözlerimde bir hüzün
Neden bulutların ardına saklanıyor güneş
Sen yoksun diye aydınlatmak istemiyor mu dünyamı
Yoksa kırgın mı bugün Senin gibi
Yokluğunu düşündükçe karlar yağardı şakaklarıma
Bu gün sana olan sevgim mi tükendi, yoksa ben miyim
tükenen
Kalkıyor karlar eksik olmadığı şakaklarımdan
Ve son bir ilkin son ilkiyle bir ilki tadacağım bu gün
son defa biliyorum
Sana kavuşmak için silinmeli gözlerimden ayın zahiri
aydınlığı
Kaybolmalıyım zifiri karanlığında gecenin
Ve yakamoz olup bulmalıyım yine kendimi biliyorum
Biliyorum Sevgili uzaksın yine bana
Seni bulmak için vazgeçmeliyim kendimden biliyorum
Ve gözlerini bana hediye bırak ne olur ayın silindiği
bu gece
Bırakta son bir defa tadacağım bu ilkin ölüm olduğunu
bilebilsin benliğim
Abdulvahap ÇETİN
CAN-CANAN
Sen canan olacaktın
Bense kendimce can
Güya, yüzecektin sevdanın selinde
Ümitlerimiz olacaktı bizi anlatan
Minik avuçlarımıza yükleyip aşkı
Zeytin dalları sunacaktık diyarlara
Gözlerimizi serecektik ülkümüz yoluna
Gülüşlerimizi bölüp ikiye
Bir yarısı sen olacaktın aşkımız
Bir yarısı ben olacaktım sevdamızın
Hangi mevsimde olduğumuzu bilmeden
Yağmurlar giyecektik üstümüze
En güzel şarkılarla çıkıp yollara
Narlar savuracaktık aşk cellatlarına
Gelgelim, ayrılık girdi aramıza
Güya, Keremden öte
Ferhat gibi
Mecnun gitmişliğime
Aslıdan öte şirin gibi
Leyla kokmuşluğunla
Aşk olacaktın
Gelgelim, ayrılık girdi aramıza
Ben can olacaktım güya
Sense canan…
_rasyonalist_
NE OLUR BIRAK
Sensiz bu şehrin ıssız sokaklarında yalnızım yine
Ve ay gülümsüyor karanlıklar arasından, gözlerinde bir
hüzün