EDİTÖRDEN

 ANASAYFA

 TARİHÇE

 KAYMAKAMLIK

 BELEDİYEMİZ

 KÖYLERİMİZ

 T.İ.G.E.M

 FOTO GALERİ

 YÖRE HABERLERİ

 KÜLTÜR SANAT

 SPOR

 MİZAH

 BİZDEN MÜZİK

 ARAŞTIRMALAR
 SİZDEN ŞİİR
 HAFTANIN KİTABI

 OKURDAN GELENLER

 FAYDALI LİNKLER

 DUYURU-BAŞSAĞLIĞI

 EVVEL ZAMAN ANILARI

 ÖZEL DOSYA

 İŞ REHBERİ

 YEREL SEÇİM 2009
 İHALE İLANLARI

 WEB MAİL

Fikret ACAR

Duyuru ve İlanlar           

"OKURDAN GELENLER" de yayınlanmasını istediğiniz yazılarınız için e-mail adresimiz : edit@ceylanpinari.com

Yaklaşan Yerel Seçimlerin Nabzı Burada Atıyor... Adaylarımız... Projeleri... İstastikler... Röportajlar... Güncel Seçim Haberleri..."YEREL SEÇİM 2009" Adlı Yeni Bölümde...

Esnaflarımız Ve İş Yerlerinin Tanıtımını Yaptığımız "CEYLANPINAR İŞ REHBERİ" Adlı Yeni Bölümümüz Açıldı... Etkili Reklam ve Geniş Kitlelere Ulaşmak için bizi Arayın ...İrtibat Telefon Numaramız : 0542 288 2957...

Sizden Gelen Eski Fotoğraflara ayırdığımız "EVVEL ZAMAN ANILARI" Bölümünde; Evvel zaman İçinde kalmış anılara Yolcuklar Yapmaya Devam Ediyoruz...Yayımlanmasını İstediğiniz Eski Fotolarınızı edit@ceylanpinari.com mail adresine Gönderiniz...

"SİZDEN ŞİİR" Bölümünde yayınlanmasını istediğiniz Şiirlerinizi Bekliyoruz

FOTO GALERİ Böümüne En Yeni Ceylanpınar Fotoğrafları Eklendi...

"DUYURULAR" Bölümünde Her türlü  Duyurunuzu ,Satılık ve Kayıp İlanlarınızı,Başsağlığı Mesajlarınızı  Ücretsiz Yayınlıyoruz ! 

"ALINTI YAZILAR" bölümü medyaya yansımış ilginç konu ve konuklarıyla Sizleri Bekliyor...!  

12 saat canlı yayın yapan Radyomuz Yayında...Dinlemek için Tıklayınız...

"BİZDEN MÜZİK" Bölümünde Sizler İçin Hazırladığımız Müzikleri Canlı Dinlemek İçin Tıklayınız....!  

Bu Haftaki Konuk Yazarımız Fikret ACET...

Her Türlü İhale ilan ve Duyurularınızı "İHALE İLANLARI" Adlı Yeni Bölümümüzde Yayınlatabilir,Daha Geniş Kitlelere ulaşabilirsiniz...

Alıntı Yazılar

Ali BAYRAMOĞLU

HAFTANIN SÖZÜ

Zengin denizciler, yoksul çobanları sevindiren yağmura küfrederler.

(Edmund Waller) 

HAFTANIN FOTOĞRAFI

HAVA DURUMU

 

 

 

 

 

CEYLANPINAR'IN DÜNYAYA AÇILAN KAPISI www.ceylanpinari.com
 

 

"Bazı kitaplar tadılmak, bazıları yutulmak ve çok azı da hazmedilmek
içindir."
BACON


 

YENİ ÇIKAN KİTAPLAR

 

Sürgün ve Mehmed Uzun

Sen û Ben’ kitabında Uzun’un edebi dünyası dışında onun şahsi hayatına da şahit oluyoruz. Sürgündeki süreç boyunca yaşadığı aşkları, evliliği, dostlukları, kırılganlıkları, özlemleri bir bir önümüze seriliyor ve ilk defa Uzun’u kendi macerası içinde anlıyor ve onunla daha iyi empati kurabiliyoruz

SEN Û BEN
Anılarla Mehmed Uzun’un Hayatı
Muhsin Kızılkaya
İthaki Yayınları
2008, 499 sayfa, 19 YTL.

KENDİNİ ARAMA KURTARMA
Emrah Altuntecim, Varlık Yayınları, kişisel gelişim, 287 sayfa

Emrah Altuntecim ilk kitabı ‘Kendini Arama Kurtarma’da, bir fiziksel yardım amacı güden arama kurtarma anlayışını, insanların özel hayatlarında yaşadıkları sıkıntılara uyguluyor. Altuntecim’in kitabı, yaşanan bir sıkıntı karşısında neyin nasıl yapılması gerektiğini merkeze alan kişisel gelişim anlayışından öte, kendisinin bizzat katıldığı “arama-kurtarma” çalışmalarından edindiği deneyimleri okura sunmasıyla dikkat çekiyor. Altuntecim bu deneyimini seçilmiş öyküler, kolay uygulanabilir egzersizler ve çeşitli oyunlar yoluyla paylaşıma açıyor; olağanüstü dönemlerin “arama-kurtarma” yaklaşımının çalışma prensiplerini ve yöntemlerini gündelik hayata uyarlıyor.

İKİNCİ ŞANSLAR
Jean Stone, çeviren: Reyhan Koç, Marka Yayınları, roman, 287 sayfa

Jean Stone ‘İkinci Şanslar’da, kırklı yaşlarını aşmış ve o zamana kadarki aşk hayatları pek iç açıcı olmayan dört kadının hikâyesini anlatıyor. Sarah, Lily, Elaine ve Jo, kolej yıllarından tanışan dört arkadaştır. Sarah ve Lily, Elaine’in ikinci düğününden ilham alarak ‘ikinci Şans’ isimli bir düğün organizasyon şirketi kurarlar. Bir süre sonra bu üç isme, eski arkadaşlarından Jo da dahil olur. Kurgu bu aşamada, geçmişe dair memnuniyetsizlikleri bulunan dörtlünün şikayetlerini ve aynı zamanda da kendileri için yeni heyecanlar arama çabalarını hikâye ediyor. Dört kadın, karamsarlıklarına rağmen, hayatlarında ikinci bir şansın mümkün olduğunu anlayacaktır.

YAŞAMAK YASAK
Hasan Kıyafet, Ceylan Yayınları, roman, 182 sayfa

Hasan Kıyafet’in ‘Karadeniz’in Romanı’ alt başlıklı ‘Yaşamak Yasak’ isimli bu kitabının ilk baskısı 1986 yılında yapılmıştı. Kıyafet’in 1976 yılında Fatsa’yı ziyareti ve Fikri Sönmez, daha doğrusu en bilinen ismiyle Terzi Fikri’yle tanışıklığından yola çıkarak kaleme aldığı roman, fındık işçilerinin yaşadığı zorluklardan meşhur 1977 1 Mayıs’ına kadar uzanıyor. Caka deresinden Canik dağlarına serpilmiş fındık bahçelerinde çalışan Kıyafet, burada kadın, erkek ve çocukların çok az bir parayla kötü şartlarda çalıştığına tanık olmuş. Roman, yemeklerinin genelde taze elma, kurtlarla dolu armutlu hoşaf ve şekerli makarna olduğu işçiler ile Türkiye yakın tarihinin dönüm noktalarından Taksim mayısını anlatıyor.

ÇAĞDAŞ ÜNİVERSİTE Mİ MEDRESE Mİ?
Mahmut Âdem, Phoenix Yayınları, siyaset, 296 sayfa

Mahmut Âdem ‘Çağdaş Üniversite mi Medrese mi?’ başlıklı bu incelemesinde, üniversitelerin demokratikleşme sorunları ve bunun önündeki engelleri inceleyerek üniversitelerdeki Türk-İslam sentezci ve dinci kadrolaşmaya dikkat çekiyor. Üniversitelerin medreseleştirilmeye çalışmasının AKP iktidarı döneminde başladığı iddialarına karşı çıkan Âdem, Türkiye üniversitelerin medreseleştirilmesinin YÖK’ün kurulduğu 1981 yılından itibaren başladığını ve bunun neredeyse aralıksız bir süreç olarak yaşandığını söylüyor. Âdem, çeşitli yayın organlarında yer almış yazılarından yaptığı bu derlemede, Cumhuriyet’in kuruluşundan günümüze değin üniversitelerin içinde bulunduğu durumu anlatıyor.

SEN VE BEN
Aret Vartanyan, GOA Yayınları, deneme, 232 sayfa

‘Sen ve Ben’de, Aret Vartanyan’ın hayata ve bireye odaklanan denemeleri yer alıyor. Bu anlatımlar, denemenin geniş sınırları da düşünüldüğünde, sanat, aşk, azınlıklar, ekonomi, varoluşçuluk, nihilizm ve aldatma gibi çok sayıda konuya varıyor. Temelde varoluşçuluktan beslenen bu denemelerin yazarı, günlük hayatta mesaj bombardımanı altında yaşayan insanın her geçen gün kendi olmaktan uzaklaştığını vurguluyor. Yaklaşım olarak okurla ve yazar arasında belirgin sınırlar iddia etmeyen kitabında Vartanyan, insanın nasıl kendi olabileceğini, hayatın çelişkilerini ve bireyin çıkmazlarını rahat okunan bir üslupla anlatıyor. Metinler bir yönüyle, yazarın okurla sohbet etme aracı olarak düşünülebilir.

BOZKIR ARMUTLU
Yusuf Küçükdağ, Çizgi Kitabevi, tarih, 358 sayfa

Yusuf Küçükdağ ‘Bozkır Armutlu’da, 13. yüzyılın başlarında kurulan Konya’nın Bozkır ilesine bağlı Armutlu Köyü’nün tarihi ile sosyo-ekonomik yapısını anlatıyor. Çalışma, son zamanlarda arttığı gözlenebilen şehir, kasaba ve köy eserlerine iyi bir örnek olarak gösterilebilir. Kitapta, Armutlu köyü ile bu köyün sakinleri ve kökenini bu köyden alan bilim adamı, şair ve yazarlara dair bilgiler yer alıyor. Kitabın girişi ile ilk bölümünde köyün tarihi, ikinci bölümünde de coğrafi konumu, nüfus durumu ve idari yapısı anlatılıyor. Üçüncü bölümde kültürel durumu ile folkloru, beşinci bölümde de köydeki ekonomik etkinlikler değerlendiriliyor. Kitabın son bölümünde de köyle ilgili belgeler sunuluyor.

DÜNYAYI TAŞIYOR OMUZLARIN
Carlos Drummond de Andrade, çeviren: Cevat Çapan, Yapı Kredi Yayınları, şiir, 80 sayfa

Brezilyalı şair Carlos Drummond de Andrade’nin seçme şiirlerinden oluşan ‘Dünyayı Taşıyor Omuzların’, Cevat Çapan’ın şair üzerine bir yazısını da okura sunuyor. ‘Ben de Brezilyalıydım’ şiirinden bir alıntı: “Ben de Brezilyalıydım/ hem de moreno sizin gibi/ Gitar tıngırdattım, Ford kullandım,/ milliyetçiliğin erdem sayıldığı kahvelerde/ dirsek çürütmeyi başardım./ İnsan vazgeçerdi bütün erdemlerinden.// Ben de
şairdim bir zamanlar./ Bir kadına bakmak yeterdi/ hemen gökteki yıldızlarla/
öbür varlıkları düşlemek için./ Ama o kadar sayısızdır ki yıldızlar,/ gök öyle uçsuz bucaksızdır ki,/ şiirim kayıplara karışmıştı aralarında. (...)”

ÇAĞDAŞ SLOVEN ÖYKÜLERİ
Hazırlayan ve çeviren:Osman Deniztekin, Varlık Yayınları, öykü, 215 sayfa

Osman Deniztekin tarafından hazırlanıp Türkçeye kazandırılan ‘Çağdaş Sloven Öyküleri’ adlı bu antoloji, önde gelen on üç Sloven yazarın öykülerini bir araya getiriyor. Sloven edebiyatı çok gelişmemiş olmakla birlikte, devlet desteğiyle yayınlanan dergileri ve bedava hizmet veren, halka açık kütüphanelerinin çokluğuyla gelişme vaat eden bir edebiyat. Günümüzde bu dergilerden en çok bilinenleri de, Nova Revija, Literatura ve Sodobnost. Bu dergilerde geleneksel yazarlar kadar, genç kuşaktan modern yazarlara da yer verilmekte. Antoloji için, Sloven edebiyatının karakteristik özelliklerini taşıyan örnekler barındırmasıyla ilgi çekiyor diyebiliriz.

ÇALKANTI VE DALGA
Ebubekir Eroğlu, Timaş Yayınları, deneme, 384 sayfa

‘Çalkantı ve Dalga’, şair kimliğiyle de bilinen Ebubekir Eroğlu’nun denemelerini bir araya getiriyor. Kitabın iki bölümünden olan “Dalga”da, tarihten günümüze uzanan varlığıyla insanın kendisi anlatılıyor. Var olma duygusu, bilinç, hayal kurma, zihin, irade, kemdilik bilinci, kimlik, öteki ve yaratıcının varlığını hissetmek, Eroğlu’nun bu bölümdeki anahtar kelimeleri. Kitabın ikinci bölümü olan “Çalkantı” ise insan ve toplumsallık ilişkisinin ve bu ilişkinin beraberinde getirdiklerinin merkeze alındığı yazılardan oluşuyor. Birey ve toplum arasındaki gerilimler; demokrasi ve hukuk; edebiyat ve etik ilişkisi ise Eroğlu’nun bu bölümdeki denemelerinin başlıca çerçevesini oluşturuyor.

GLADYO VE ERGENEKON
Doğu Perinçek, Kaynak Yayınları, siyaset, 344 sayfa

Ergenekon soruşturması kapsamında hâlen tutuklu bulunan Doğu Perinçek, ‘Gladyo ve Ergenekon’da, Türkiye’de Gladyo ile Ergenekon örgütünün doğuşunu, çalışmalarını ve etkilerini anlatıyor. “Bizlerin Gladyo ile çarpışmaları, 1971 12 Mart darbesinin işkencehane ve hapishanelerinde başlar; Kontragerilla’yı açığa çıkaran kampanya- larla devam eder; 12 Eylül hapishanelerinden geçer; devlet içindeki CIA-MOSSAD ekibinin ve Susurluk çetesinin yakasına yapıştığımız günlerin başarılarıyla boyutlanır ve bugünlere gelir.” diyen Perinçek, Gladyo-Türkiye savaşının, gerçekçe ABD-Türkiye savaşı olduğunu savunuyor. Kitapta ayrıca, Perinçek’in Ergenekon’a konusunda emniyet ve savcılığa verdiği ifadeleri de kapsıyor.

METROPOLİT EFENDİ
Yavuz Özmakas, Şenocak Yayınları, tarih, 145 sayfa

Yavuz Özmakas ‘Metropolit Efendi’de, Rum Metropoliti Hrisostomos’un İzmir günlerini anlatıyor. Hrisostomos, dönemin Yunan milliyetçiliğinin simge isimlerindendi. Yunan milliyetçiliğinin yükselişine destek vermiş, Osmanlı’dan kopuşu desteklemiş, Ortodoks düşünce ve milliyetçilik ideolojisini harmanlayarak topluma yaymaya çalışan bir din adamı olan Hrisostomos, Türklerin İzmir’i geri almalarından sonra yargılanmış, idamla cezalandırılmış; fakat cezası infaz edilmeden milliyetçi bir kalabalık tarafından linç edilmişti. İşte Özmakas’ın bu çalışması, Hrisostomos’u anlatırken İzmir tarihine, bir dönemin ideolojik çatışmalarına ve kurumlararası ilişkilere de odaklanıyor.

AŞKALE YOLCUSU KALMASIN
Ahmet Aziz, Yalçın Yayınları, roman, 224 sayfa

Ahmet Aziz daha önce yayımlanan ‘Triumvira’ isimli romanıyla dikkat çekmişti. Aziz sözkonusu romanında, İttihat ve Terakki dönemini hikâye etmişti. Yazarın elimizdeki romanı ‘Aşkale Yolcusu Kalmasın’ da tarihi bir kurguya dayanıyor. Romanda, İsmet İnönü’nün “Milli Şef” olarak iktidarda bulunduğu sıkıntılı dönem hikâye ediliyor. Naziler, ırkçılık, Varlık Vergisi, halkın iktidardan gördüğü baskılar, Almanya’nın İkinci Dünya Savaşı’ndan yenilgiyle çıkması nedeniyle Türkiye’nin Amerika’yla yakınlaşması, Demokrat Parti iktidarının ilk yılları ve Kore Savaşı, kurgunun asıl çerçevesini oluşturuyor. Aziz bu eseriyle de, tarihi kurgu türündeki eserlerine kaldığı yerden devam ediyor.

İSTANBUL’UN İÇİNDE BİR BOĞAZİÇİ
Derleyen: Nahit Gür, Kapı Yayınları, şehir, 106 sayfa

Nihat Gür’ün derlediği ‘İstanbul’un İçinde Bir Boğaziçi’, İstanbul’un kuşkusuz en gözde yerleşim yeri olan Boğaz’ı anlatıyor. Bu yazılarda Anadolu ve Avrupa yakalarında Boğaz’a kıyı semtlerin tarihi; Boğaziçi’nde gündelik yaşam; boğazın etnik, dinsel ve sınıfsal çeşitliliği; günümüz İstanbul’unun ne denli zengin bir mirasa ev sahipliği yaptığı gibi zevkli ayrıntılar yer alıyor. Kitabın asıl çerçevesini, Server İskit’in Yeni Tarih Dergisi’nde yayımlanan bir tefrikası oluşturuyor. İskit, ‘Boğaziçi’nde Bir Tetkik’ başlığını taşıyan bu tefrikasında, adım adım Boğaziçi’yi dolaşıyor, boğazı boğaz yapan özellikleri ve her iki yakasına dizilmiş semtlerini anlatıyor.

AĞIR MİSAFİR
İbrahim Tenekeci, Profil Yayıncılık, şiir, 72 sayfa

İbrahim Tenekeci’nin son dönem şiirlerinden oluşan ‘Ağır Misafir’ üç bölümden oluşuyor. Kitapta yer alan ‘Hayat Şartları’ şiiri şöyle: “Zor mudur, zordur, ilk günlerde/ Doyamamışken kendine bile/ Atılmak, bir adım ileriye...// Sağlıklı insanlar, kız olsun erkek olsun/ Nefessiz kalır kısa zamanda:/ Bu can nereden bulaştı bana!// Usanç kapısıdır bu, açıktır herkese./ Dün gibi gözümün önünde;/ İnsanın canı, demişti dedem/ Değişik şeyler çekiyor bazen.// İnsansınız işte, anlarsınız;/ Konuşkan el, ısrarcı göz, fırsatçı dudak/ Giden bunlar, kalırsınız...// Kar yağarken serçeleri seyrettim,/ Çocuklarım geldi birden aklıma;/ Sabırsızlanıyorlar büyümek için,/ Gelmeyin, burası derin!”

DEVLET VE TOPLUM KURAMLARINA YENİ YAKLAŞIMLAR
İlyas Doğan, Yeni İnsan Yayınları, siyaset, 448 sayfa

İlyas Doğan ‘Devlet ve Toplum Kuramlarına Yeni Yaklaşımlar’da, küreselleşmenin beraberinde getirdiği farklı yorumlar eşliğinde devleti ve toplumu açıklamaya dönük yeni kuramsal yaklaşımları anlatıyor. Doğan, küreselleşmenin devletlerin siyasî sınırlarının anlamını değiştirmesi ve yeni toplum anlayışlarını beraberinde getirmesi gerçeğinden hareketle, bu durumun ulus devletler, toplumlar ve bireyler için ne gibi tehditler barındırdığına odaklanıyor. Doğan ardından, ulus ötesi aşamada dünyada meydana gelecek devlet ve toplum kurgularını anlatıyor.

DOĞAL SAĞLIK VE GÜZELLİK
Suna Dumankaya ve Frederico Ciongoli, Alfa Kitap, sağlık, 179 sayfa

Suna Dumankaya bitkisel ürünlerle cilt bakımı yapan bir güzellik uzmanı. Asıl ilgi alanı astroloji olan Brezilyalı Frederico Ciongoli’nin kendini tanımladığı etiketlerden biri de “yaşam koçluğu”. İşte bu iki ismin hazırladığı elimizdeki kitap, şifalı bitkiler ve Brezilya’nın spiritüel anlayışı yoluyla psikolojik rahatsızlıkların kökenine inmeyi amaçlıyor. Kitap, Ciongilo’nun on iki burcun herbirinin söz konusu psikolojik rahatsızlıklar üzerindeki etkisine dair anlatımları ile Dumankaya’nın bunlara karşı geliştirdiği doğal tedavi önerilerini barındırıyor.

YAŞAR KEMAL: BİR GEÇİŞ DÖNEMİ ROMANCISI
Nedim Gürsel, Doğan Kitapçılık, inceleme, 174 sayfa

Nedim Gürsel, ‘Yaşar Kemal Bir Geçiş Dönemi Romancısı’ başlıklı bu kitabında, önde gelen edebiyatçılarımızdan Yaşar Kemal’i yapıtlarında öne çıkan mekân olan Çukurova üzerinden inceliyor. Çukurova’nın yüz yıl süren kapitalistleşme sürecinin insanı ve doğayı nasıl değiştirdiği ve bunun yazarın yapıtlarına ne şekilde yansıdığı; Kemal’in kimi yapıtlarının çocukluk dünyasıyla otobiyografik ilişkisi ve halk edebiyatımızdaki ağıt geleneğinin Kemal’in ürünlerinde nasıl kullanıldığı kitapta yer alan konulardan birkaçı. Kitapta, yazarla yapılmış bir söyleşi de yer alıyor.

SÜRGÜN
Michelle Paver, çeviren: Ebru Sürmeli, Remzi Kitabevi, roman, 255 sayfa

‘Sürgün’ Michelle Paver’in ‘Tarih Öncesi Günlükleri’ isimli dizisinin dördüncü romanı. Bu dizi bilindiği gibi, Paver’in hayvanlar dünyası, antropoloji ve tarih öncesine duyduğu ilginin sonucu olarak ortaya çıkmış. Roman, yazarın yaptığı kimi yolculuklardan, özellikle de Kaliforniya’nın ıssız bir vadisinde dev bir ayıyla karşılaşmasından esinlenilmiş. Dizinin ‘Sürgün’ isimli bu devam romanında, serinin diğer kitaplarının da baş kahramanı olan Torak klanlardan sürgün edilmiştir. Klanların kovaladığı Torak’ın biricik kurtuluş yolu da, yine dostluk ve arkadaşlığın gücü olacaktır.

BEKÂRETİN “EL DEĞMEMİŞ” TARİHİ
Hanne Blank, çeviren: Emek Ergün, İletişim Yayınları, tarih, 414 sayfa

Cinselliğe dair tabuların doruğa ulaştığı esas konuların başında, hiç şüphesiz bekâret gelir. Hanne Blank’in bu çalışması, konuya çok yönlü bir biçimde eğilmesiyle dikkat çekiyor. Kitabın ‘Bekâretbilim’ başlıklı ilk bölümünde, bekâret tıbbi ve bilimsel yönleriyle ele alınıyor; aslında incecik bir zar olan “himen”in nelere kadir olabileceği gösteriliyor. ‘Bâkire Kültürü’ isimli ikinci bölümünde ise bekâretin kültürel ve toplumsal yönleri irdeleniyor; bu kültürün
kuşaklar boyu nasıl aktarıldığı ve günümüzde ne şekilde tezahür ettiği ele alınıyor.

Fransa’daki Türkler

ENTEGRASYONUN ÖTESİNDE TÜRKİYE ’DEN FRANSA’YA GÖÇ VE GÖÇMENLİK HALLERİ
Derleyenler: Didem Danış & Verda İrtiş, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, 2008, 392 sayfa.

Danış ve İrtiş tarafından derlenen Entegrasyonun Ötesinde: Türkiye’den Fransa’ya Göç ve Göçmenlik Halleri zengin bir içeriğe sahip. Türk ve Fransız akademisyenler tarafından yazılmış, entegrasyon sorunsalına her zaman birbiriyle aynı bakış açısından yaklaşmayan on ayrı makaleye, Fransa’da farklı siyasi kulvarlarda faaliyet gösteren beş Türk dernek temsilcisiyle gerçekleştirilmiş röportajlar eşlik ediyor. Michéle Tribalat tarafından 1995 ve 1996 yıllarında yayımlanan geniş çaplı sosyodemografik bir anket, Fransa’daki Türk göçmenleri diğer göçmen gruplarla karşılaştırmış, ve göçmenlerin Fransız toplumuyla bütünleşme sürecinin geleneksel olarak başarıyla tamamlandığı Fransa gibi bir ülkede, Türklerin istisnai bir durum oluşturduğunu ifade etmişti. Tribalat’ya göre, Fransız dilini konuşmak, Fransızlarla görüşmek, Fransız usulü yemek pişirmek gibi anket çevçevesinde bütünleşme ölçütü kabul edilen kıstasların Türkler’deki eksikliği bu istisnai durumun bir göstergesi. Ancak bu istisnanın varlığının en çarpıcı kanıtını, bekâr Türk gençlerin bulundukları ülkedeki Fransızlarla değil, yıllar önce anne ve babalarının göç ederek geride bıraktıkları Türkiye’de yaşayan Türklerle evlenmesi oluşturuyor. Aslında, Türklerin Fransız toplumu ile bütünleşme sorunları daha önce de araştırmacıların ve dernekçilerin dikkatini çekmişti. Bu bakımdan kitaptaki röportajında Elele derneği kurucularından Pınar Hüküm’ün şu yorumu ilgi çekici : “Bu sorunu Tribalat, ‘Türkler entegre olamaz’ şeklinde ifade ettiği için olay yarattı, ancak bunu Elele senelerdir söylüyordu”. 
Claire Autant ‘damgalayıcı’ bulduğu bu analizlerin eleştirisini yapıyor ve yadırganan evliliklerin Türkiye’dekiler için Fransa’ya göç etmenin neredeyse tek yolu olduğunu yazıyor. Feyza Ak evlilik kurumu ile iç içe bağlı bir göç projesinin varlığını, örneğin bir kadının Türkiye’de lise diplomasi almak yerine evlenerek Fransa’ya gitmeyi tercih ettiğini yazarak onaylıyor. Benoit Fliche ise Fransa’daki Türklerin sadece Fransızlarla değil, herhangi bir Türkle de evlenmediklerini; Türkiye’den eş seçerken, Alevilerin Alevi, Sünnilerin Sünnilerle evlenmeyi tercih ettiğini, bunun da bir onur ve şeref meselesi olduğunu açıklıyor.
Ben burada makaleler arası geçiş sağlayarak kitap hakkında genel bir fikir verebilecek evlilikler konusu üzerinde durdum, ancak kitapta başka makaleler ve röportajlar da var. Bunlar soyut kavramlar ekseninde Fransa’da yaşayan ve Türkiye ile bağlarını kopartmamış Türklerin, ‘göçmenlik hallerini’ anlamayı ve anlatmayı, bunu yaparken de devlet, yurttaşlık, bütünleşme gibi diğer kavramların tartışılmasına katkıda bulunmayı amaçlıyor.
Elif Aksaz

Mağlup olan devletin sancağı

BİR ÖMÜR BİR ŞEHİR
Trabzonlu Gazeteci Cevdet Alap’ın Anıları
Hazırlayan: Hikmet Aksoy, Trabzon Gazeteciler Cemiyeti Yayınları, 2008, 146 sayfa.

Günümüzde Sivas ilimiz Madımak kıyımıyla anılır oldu.Trabzon ise Hrant Dink ve Rahip Santaro cinayetiyle... Oysa Sivas, Pir Sultan’ın Aşık Veysel’in kenti. Trabzon, tarih ve söylence dünyasının merkezi, edebiyatçılar kenti, bir anlamda küçük Paris... Kentlerimizin yine kültür değerleriyle anılması için çaba göstermemiz gerekiyor. Örneğin Trabzon’un ana caddesi Uzunsokak üstüne, kıyıdaki Ganita çay bahçesi üstüne sayısız şiir, güzelleme söylenmiş, kentin yitirilen değerlerine binlerce ağıt yakılmış... İşte böylesine tutkulu bir anlayış içinde boy veren 1898 doğumlu Cevdet Alap’ın anıları kent kültürüne apayrı bir renk katıyor. Alap, Çanakkale’ye, ardından Birinci Dünya Savaşı’na katılmış, İkinci Dünya Savaşı’ndan anılar biriktirmiş bir Trabzonlu aydın ve gazeteci. 1940’lı yıllarda bir yerel gazetede bu kitapta okuduğumuz anılarını parça parça yayımlamış. Ve yine gazeteci Hikmet Aksoy da şair Ahmet Özer’in yüreklendirmesiyle bu yazıları derlemiş.İttihat Terakki’nin Trabzon’da kuruluşu, Rus işgali, Sümela’daki hazine öyküsü, Vâlâ Nureddin ve Nâzım Hikmet’in Rusya’ya gitmek üzere kente gelişleri ve ünlü Şems Oteli’nin köşesinde İstikbal gazetesinin yazarı Kemal Ahmet’le, Esat Ömer Eyyubi’yle buluşmaları kitapta dikkati çeken ayrıntılardan yalnızca birkaçı... Trabzon’un Ruslar tarafından işgali sırasında yaşanan bir olay Alap’ın arkadaşı Kemal Alemdar tarafından kendisine sıcağı sıcağına şöyle aktarılıyor:
Rusların Trabzon’u işgalinde cephe kumandanı Lahof, erkanıyla Taksim başına gelişinde Trabzon Rumlarından Av. Hazari ile Av. Sokrat’ın girişimi ile bazı Rumlar sancağımızı yol üzerine sermişler. Başkumandan sancağı yerde görürü görmez erkanı ile burada durarak;
-Nedir bu hal, diye sorunca Av. Sokrat “mağlup olan devletin sancağı sizin gibi galip olan devletin ayağının altına yakışır” cevabını verince Rus komutan şöyle bir azarlamada bulundu:
- Nankörler, hini fetihten itibaren hayatınızı, namusunuz, milletinizi muhafaza eden bir devletin savaş dolayısıyla mağlup olmasına karşı sancağını bizim ayağımızın altına seren sizin gibi nankörler, biz de mağlup düşsek bizim de sancağımızı galip olan devletin ayağının altına sereceğinizi anladım.” dedi. Bu sırada Salih Zeki ağlıyordu. Yanında bulunan yağcı Aleksi, onu: “Efendi müteessir olma. Her milletin edepsizi noksan değil.” diye teselli ediyordu.
Son günlerde Rus arşivlerinden elde edilen çok sayıda belge arasında bilmiyoruz bu olayın görüntüleri var mı? Rus işgali konusunda yazılı kaynakların yeterince yayımlandığı kanısında değilim. Bu konuda çalışanların yüreklendirilmesini dilemekten başka bir şey gelmiyor elimden.
Öner Ciravoğlu

 

 

 


 

 

Görüş, Öneri, Yorum ve Eleştirileriniz için

edit@ceylanpinari.com

 

 

 

 

 

 

YAZARLARIMIZ

Hülya KURT

İbrahim GÜVENÇ

  Devrik Cümle

İbrahim POLAT

M.Nuri EKİNGEN

Arslan ÖZDEMİR

 Dr.A.Rahim ÇEKİN

Cebrail AYDIN

Çeşm-i Gazel

İbrahim SEDİYANİ

Kurşun Kalem

Seydi KOYUNCU

Duvar

Serhat AYANO

HABER EDİTÖRÜ

MASUMCA

 

 

 

 

      

       

         

Google

© 2006 www.ceylanpinari.com
Kaynak gösterilse dahi izinsiz kopyalama yapılamaz. Her hakkı saklıdır.

GRAFIK, TASARIM, YAZILIM »» İBO MUSİC

 

Ceylanpınar Ceylanpınar